‘Artivism’ ile Sınırları Aşan Sanatçı Daniel Arzola

Venezüellalı sanatçı Daniel Arzola, çocukken çizim yapmayı insanlarla konuşmaya tercih ettiğini ve birinden hoşlandığında sevgisinin bir işareti olarak onun için bir şeyler çizdiğini dile getiriyor. Ailesi Arzola’nın sanata olan sevgisini kabullenemediği için Arzola tasarım dünyasının daha pratik ve kabul edilebilir olduğunu düşünerek hem yaratıcılığını sürdürmek hem de ailesini memnun etmek için grafik tasarımı üzerine yoğunlaşıyor. Ancak kısa zaman içerisinde Arzola yakın çevresi tarafından çok daha fazla tepki toplayacak bir projeye başlıyor ve hayatı tamamen değişiyor.

Arzola 2013’te Queer ve trans bireylerin her gün savaştığı zorlukları ve baskıları vurgulayan “No Soy Tu Chiste” (“Ben Şaka değilim”) adında bir viral dizi hazırladı. Göz alıcı, cesur renkli parçalardan oluşan dizi “Sergim sizi kızdırmak zorunda değil” ve “Cinselliğim bir trend değil, cehaletiniz öyle görüyor” gibi cümlelerden oluşan farklı figürlere dikkat çekti. Örneğin bir posterde, heteroseksüel bir çiftin “Bizi savunmak için bizden olmana gerek yok” sözleri yazıyordu.

Arzola posterlerini çevrimiçi paylaşmaya başladıktan sadece birkaç ay sonra, kampanya uluslararası düzeyde yaygınlaştı. Madonna ve Neil Gaiman gibi isimler bile Arzola’nın eserlerini paylaştı. Önce ABD ve Kanada’dan, daha sonra Portekiz ve Hollanda’dan pek çok insan Arzola’ya ulaşarak posterlerinin İngilizce’ye çevrilmesini istedi. Dizi şu anda 20 farklı dile çevrilmiş durumda. Ancak eserler yeni gözleri ve kitleleri etkilemeye devam ederken, pek çok tepki de topladı. Çok geçmeden Arzola, öğretmenlerin ve çalışanların ayrımcılığına karşı okullarda da bir çalışma başlattı.

“O kadar homofobik öğretmenlerim vardı ki bazı öğretmenler ‘Hayır bunu yapamazsınız, çünkü eşcinsellik zihinsel bir hastalıktır’ diyorlardı. “Ben çok- Ben asla sessiz kalamadım… Öğretmene ‘Hayır, ben deli değilim. Siz delisiniz… Siz bir öğretmensiniz. Benimle bu şekilde konuşmamalısınız. Bana öğretin, beni yargılamayın.’ dedim.”

Gelen tepkilere rağmen, Arzola karşı çıkmaya ve bir şeyler üretmeye devam etti. Ve sonunda durum öyle bir hal aldı ki bazı öğretmenler ona danışmanlık yapar hale geldi. İronik bir şekilde çalışmaları güç kazandıkça okul Arzola’yı başarıları için ödüllendirmeye karar verdi.

Arzola bir yandan da çalışmalarını ve kampanyalarını açık alanlarda sergiliyordu. Bu şekilde eserler daha savunmasız hale geliyordu ancak sanatçı ne umması gerektiğini biliyor ve hatta “Bir sergi yaptığımda bazı insanlar eserleri yok etmeyi deneyeceklerdir” diyordu.

“Sergi dışarıdaysa, bir ya da iki eserini yok edilebilir. Bu benim için çok olağan. Ancak asıl artivizim budur. Bir anlam aramaya gerek yok. İnsanların benim eserlerimin bir kısmını imha etmesi çok normal. Bundan gurur duyuyorum. Çünkü evet, bazı nefret dolu insanları rahatsız ediyorum. “

Aslında bu tür reaksiyonlar Arzola’nın yaratıcılığını da tetikliyordu. Çalışmalarını online yayınlamak ve bu konuyla ilgili konuşmalar yapmanın önemli bir etki yaratacağının farkındaydı. Yani, interneti yaygın kullanılış amacından çok daha güçlü ve ileri bir mesajı yaymak için kullanıyordu.

“Fakat hikayem pek çok gay ve trans Venezüellalı insanların hikayesinden çok farklı değil. Sürekli takip edildiğim ve rahatsız olduğum zor bir ergenlik yaşındaydım. 15 yaşındayken komşular beni elektrik direğine bağladılar, ayakkabılarımı çıkardı ve beni canlı canlı yakmaya çalıştılar. Bütün çizimlerimi mahvettiler. Ben kaçabildim ama Angelo Prado diye birinin kaçamadığını haberlerde izledim.

Daha sonra Arzola yaptığı çalışmalara gelen tepkilerin, hayatına yönelik tehditlere dönüşmesi ve bu tehditlerin giderek artması sebebiyle Venezuela’dan ayrılmak zorunda kaldı. Queer topluluklara yönelik şiddetin yaygın olduğu bir ülkede ‘şiddet dolu bir çocukluk’ geçiren sanatçının yükselen şöhretinin ardından kendi ülkesini terk etmeye karar vermesi için yalnızca iki haftası vardı. Nihayetinde Venezuela’ya veda edip tüm hayatı boyunca gezmeye karar verdi. Fakat çalışmalarını internette paylaşarak artık Venezuela’da yaşamayacak olmasına rağmen oradaki queer topluluklara destek vermeye devam etti. Venezüella’dan ayrıldıktan sonra bir röportajında “Farklı bir Venezuela’ya dönmek istiyorum. Venezuela, bedenlerin acı çektiği bir ülkedir. Venezüella bir yaradır.” diye konuştu.

Arzola estetik unsurlar üzerine, özellikle renklerin insanlar üzerindeki psikolojik etkileri konusunda oldukça dikkatli. Yaptığı çalışmaları sadece sanat olarak adlandırmıyor, artivizim olarak görüyor. Arzola bu ikisi arasındaki fark üzerine de oldukça güçlü düşüncelere sahip;

“Ben çocukluğumdan beri her zaman çiziyorum, şiirler ve kısa öyküler de yazıyorum. Bence sanatın bir sosyal yansıması yoksa, sanat değildir. Belki dekoratif ya da hoş bir şeydir. Ama sanatsal? Bilemiyorum.”

Artivizm –popülerleşmesine katkıda bulunduğu bir terim- de geleneksel aktivizmin ulaşamayacağı kadar geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor; “Aktivizm ve artivizm arasındaki fark, yalnızca aktivizm yaptığınızda, mesajı paylaşmak için orda olmalısınız. Ama sanatı kullandığınızda, artivizmi kullandığınızda, Rusya ya da Hindistan’da bulunmam gerekmiyor.”

Arzola hala sosyal sorumluluk alanlarında çalışmalarına devam ediyor. Örneğin son zamanlarda Uluslararası Asperger Günü için “Ben ‘yavaş’ değilim, kendi hızım var.”, “Ben ‘deli’ değilim, farklı görüyorum.” yazan posterler hazırladı.

Bunların yanında ‘artivizmin gücü’ sözünü yaygınlaştırmak için kısa bir süre önce, bir artivizm projesi için 12 adım içeren bir el kitabı da hazırladı. Bu el kitabının pek çok yerde başka insanların da kendi çalışmalarını yaratmaya teşvik etmesi için hazırladığını söylüyor Arzola. Görünen o ki bunu da başarıyor gibi.

“16 yaşındaki Kolombiya’lı Sergio Urruego, okulda öğretmenleri tarafından uğradığı taciz nedeniyle kendini öldürdü. Facebook’ta paylaştığı son şeylerden biri benim kampanyamdı. Annesi bana başvurdu ve şimdi arkadaşım. Dün İrlanda’da Asperger Sendromlu ve gay bir bireyden bir mektup aldım. Bana yaptığım işlerde kendini bulduğunu söyledi. Benim için bu bir onurdur.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

two × 1 =