Meme kanseri hakkında bilinmesi gereken 5 nokta

Ekim ayı tüm dünyada meme kanseri bilinçlendirme ve farkındalık ayı. Kadınlarda en sık görünen kanser türü ve kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer alan meme kanseriyle ilgili bilinmesi gerekenleri sıraladık.

Meme kanserinin giderek yaygınlaşması araştırmaların da yoğunlaşmasına sebep oluyor. Bilim insanları, BRCA1 genindeki mutasyonların kadınları meme kanserine yatkın hale getirdiğini 20 yılı aşkın bir süre önce tespit etmişlerdi. Ancak gerçekleşen bu mutasyonların tahribatına neden olan moleküler mekanizma ise yeni keşfedildi.
Bu yeni bulgular meme kanseri ve yumurtalık kanseri tedavisine ilişkin bir yöntem sunabileceği gibi, aynı zamanda bu kanser türlerinin risklerini taşıyan kadınların belirlenmesine de yardımcı olabilecek.

20 yıl öncesine dayanan araştırmalarda keşfedilen BRCA1’in DNA tamirinde ve mevcut tümörlerin bastırılmasındaki rolü, kanser riskinin kalıtsal olabileceğinin ilk delillerindendi. Başlangıçta BRCA1’deki mutasyonların ve ilgili BRCA2 geninin, meme kanseri ve yumurtalık kanseri vakalarının yüzde 7 ile yüzde 8’i ile ilgisi olabileceği düşünülüyordu. Ancak, BRCA genlerinde mutasyon tespit edilememesine rağmen kanser riskinin yoğunluklu olması, araştırmacılara BRCA1’in BARD1 ile olan etkileşiminin, stres ve radyasyona maruz kalma gibi çevresel faktörlerin de neden olduğu DNA kopmalarını onarmak için genetik diziyi bulmanın gerekli olduğunu gösterdi.

Yale Üniversitesi’nden bilim insanlarının geliştirdiği son çalışmalar ile RNA’ya bağlı DNA onarım yolunun mekanizmasının tanımlanması, kanser hücrelerini daha etkin bir şekilde yok edebilmek için etkili bir ilaç tasarlanması ve üretilmesinin de önünü açabilir. Keşfedilen bu mekanizma ile hastalardaki kanser riskinin belirlenmesi kolaylaşabilir ve erken teşhis süreçleri açısından önemli adımlar atılabilir.

 

2017 Amerikan Kanser Derneği raporlarına göre, ABD’de 250.000’den fazla yeni meme kanseri vakası teşhisi konuldu. Ancak tedavi yöntemlerinde kaydedilen ilerlemeler ve erken teşhis, ABD’de 3 milyonun üzerinde hastanın tedavisinin önünü açtı. Ülkemizde de durum benzer şekilde; 2000’li yıllardan bu yana istatistiklere göre kadınlardaki kanser türlerinin %20-25’i meme kanseri olup, yılda yaklaşık 15.000 kadını etkiliyor.

2004 yılı itibariyle özellikle kadınlarda meme kanserinin erken teşhisinin önemi ve meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla Ekim ayı tüm dünyada ve ülkemizde meme kanseri bilinçlendirme ve farkındalık ayı olarak biliniyor. Buna dair Yale Üniversitesi’nden uzmanlar meme kanseri farkındalığı için 5 başlıkta uyarılarını paylaştı.

1. Risk faktörleri
Meme kanserini tetikleyen iki ana risk faktörü; kadın olmak ve yaşlanmak olarak biliniyor. Ancak, hastalığın ailevi geçmişi ve BRCA1 ve BRCA2 gibi bazı genlere kalıtsal değişimler veya mutasyonlar gibi pek çok faktör de risk grubunu oluşturmaktadır. Genlere bağlı risk faktörleri kontrolümüz dışında olsa da kilo kontrolü, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmek ve alkol tüketimini sınırlamak gibi; kontrolünü sağlayabileceğimiz risk faktörleri de aynı ölçüde önem taşıyor.

2. Belirtilerin takibi
Meme kanserinin belirtileri tüm kadınlarda aynı biçimde açığa çıkmayabilir. Genellikle meme kanseri asemptomatiktir ve göğüs kemiğinde hissedilmeden çok önce mamografide görülebilmektedir. Bunun dışında ciltte var olan anormal değişimler de meme kanserinin belirtisi olabilir; kızarıklık, cildin kalınlaşması, meme çevresindeki tahriş ve meme ucu akıntısı gibi.

3. Mamografi hayat kurtarır
Mamografi taraması, çoğu meme kanserinde erken teşhisi sağlıyor. Bununla birlikte, kadınların kendi muayenelerini yapmaları, bedenlerine aşina olmalarını ve böylece var olan kitleyi veya değişimleri daha erken fark edebilmelerini sağlıyor. Yine de rutin muayenenin yanında düzenli mamogram taraması yapılması erken teşhis için en etkili yöntem olarak belirtiliyor.

4. Yeni tedaviler geliştiriliyor
Bilim insanları, meme kanseriyle ilgili araştırmalarına devam ediyor. Son on yıldaki gelişmeler sayesinde daha fazla tedavi seçeneği sunulduğu gibi meme kanserinin nedenleri, nasıl engelleneceği ve çeşitli görüntüleme tekniklerine dair araştırmalar yapılıyor.

5. Sadece kadınları etkilemiyor
Meme kanseri kadınlarda daha sık görülüyor olsa da erkekler de risk taşıyor. Çoğu erkek belirtilerle karşılaşmaları ve bulguları tespit etmeleri durumunda bile doktora görünmeyi erteliyor. Ancak meme kanseri yüzde 1 oranında da olsa erkeklerde de görülebiliyor.

 

Kaynak: https://www.birgun.net/haber-detay/meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gereken-5-nokta-183835.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × two =